TÜBİTAK

5 Haziran 2012 Salı

SU KULLANIMINA DİKKAT EDELİM!!


SU TASARRUFU
Musluklarımızı, sifonlarımızı, daima bakımlı tutabiliriz. Bozuk olanları hemen onarın. Çünkü saniyede bir damla akan su, yılda 3 metreküplük yani 3 tonluk bir tüketime tekabül eder. Çamaşır ve bulaşık makineleri bir defada ortalama 40 litre su tüketmektedir. Makinelerinizi tam doldurmadan çalıştırmayıp ve kısa programları tercih edebiliriz.Tek bir kişi yılda ortalama 49.140 litre suyu tuvaletlerde tüketir. Sifonun bir kez çekilmesi ile 10 lt su harcanır. Yeni teknolojiler sayesinde standart modellere göre %60 daha az su tüketen klozetler bulunmaktadır.Sifon çekildiğinde suyu renklendirsin ve temizlesin diye tuvalete asılan maddeleri kullanmayalım. Bunlar kanalizasyona karışarak kirliliğe sebep olur. Traş olurken, ellerimizi yıkarken, dişlerimizi fırçalarken, bulaşıkları sabunlarken açık bırakılan musluk, dakikada yaklaşık 15-20 litre suyun boşa akmasına sebep olur. Bu işleri yaparken musluğu ihtiyacımız olduğu kadar açalım. İçme suyu dışındaki suları birkaç kez kullanmaya çalışabiliriz. Sebze ve meyve yıkadığınız suyla çiçekleri ve bahçeleri sulayabilir, temizlik yapabiliriz. Evde kullanılan temizlik malzemeleri, atık sularla birlikte nehirlere karışır. İçinde fosfat bulunmayan ve suda ayrışabilen temizlik ürünlerini kullanabiliriz. Temizlikte sıvı sabun, toz sabun gibi doğal esaslı olanları tercih edebiliriz. (Hem doğaya zarar vermez hem de daha az suyla durulanabilir.) Diğer kimyasal deterjanların (petrol türevi temizleyiciler) doğal ortam için sakıncılarının yanı sıra bol suyla durulanmaları gerekir. Otomobilimizi ve balkonlarınızı hortumla yıkamak yerine silerek veya kova ve sünger kullanarak temizleyebiliriz. Hortumla yıkama, yaklaşık 550 litre su kullanımı demektir. Su basmasını engellemek için evden çıkarken ana vanayı kapatmak iyi bir tedbirdir. Çamaşır suyu, atık maddelerin ayrılıp çözülmesini sağlayan yararlı bakterileri öldürür. Çamaşır suyunu olabildiğince az kullanalım. Kapı önü, balkon, teras gibi yerlerin temizliğinde hortumla su tutmak yerine süpürge kullanabiliriz. Bahçe sulamak için, buharlaşmanın az olduğu sabah ya da akşamüstü saatlerini tercih edebiliriz.

VÜCUDUMUZLA İLGİLİ İLGİNÇ BİLGİLER!



Vücudumuz ile ilgili ilginç bilgileri okuyunca çok şaşıracaksınız. İşte onlardan bazıları :

-Bir adım atmak için 200 kasınızı kullanırsınız.
 
-Ayak başparmağınızda iki kemik olmasına karşılık diğer dört parmağınızda üçer kemik bulunur.

-Bir çift ayakta 250,000 ter bezi vardır.

-Mide asidiniz bir jileti eritebilecek güçtedir.

-Yiyeceğin ağzınızdan midenize ulaşması yedi saniye sürer ..

-Ortalama bir rüya 2-3 saniye sürer.

-Vücudunuzun 30 dakikada saldığı ısı ile iki litre suyu kaynatabilirsiniz.

-Dişleriniz doğumunuzdan 6 ay önce (diş etlerinizin içinde) oluşmaya baslar.
 
-Sarışınlar, esmerlerden daha fazla saç teline sahiptir.

-Burnunuzla başparmağınız aynı boydadır.

Tam şu anda, eminim ki son maddeyi denemektesiniz. ..

MİNİKLER BÖYLE KALICI ÖĞRENİYOR:)))

LİSELİ MUCİTLER-FEN BİLİMLERİ YARIŞMASI

21 Mayıs 2012 Pazartesi

BİRAZ GÜLELİM=)




Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki saatleri toplayıp Saatçi Temel’e gider:
- Ula Temel, saatler geri alınacakmış. Biz de evdeki saatleri senden satın aldığımız için sana getirdik. Bunları geri alacaksun da.
Temel kendinden emin bir şekilde:
- Öyle yağma yok. Ben de duydum ama, sadece 1 saat geri alınacakmış. 1 tanesini alırım, diğerlerini almam.

20 Mayıs 2012 Pazar

HAYVANLARLA İLGİLİ İLGİNÇ BİLGİLER



2.600 değişik cins kurbağa vardır.

Yılanlar duyamaz.

Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.

Filler zıplamayan tek memelidir.

Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğin ki kadar gelişmiştir.

Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.

Atların, insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır.

Fareler kusamaz.

Hamamböcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır.

Kutup ayıları solaktır.

Bir karınca kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilir.

Zürafalar 35 cm. uzunlukta siyah bir dile sahiptirler.

Yunuslar gözleri açık uyurlar.

Kangurular geri geri yürüyemezler.

Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.

Sineklerin beş gözü vardır.

Baykuş, mavi rengi görebilen tek kuştur.

Dünyada insan başına düşen karınca sayısı 1 milyondur.

Timsahlar dillerini dışarı çıkaramazlar.

Penguen yüzebilen, ama uçamayan tek kuştur.

Dünyada en tehlikeli hayvan sivrisinektir. Çünkü insanların ölümüne en fazla sebep olan hayvandır.

2 Mayıs 2012 Çarşamba

FOTOĞRAFLARDA NEDEN GÖZLER KIRMIZI ÇIKAR?

Gözümüz iç içe geçmiş üç tabakadan oluşur. En dışarıdaki gözümüzü koruyan ve göz akı da denilen sert tabakadır. İkincisi, kan damarlarından meydana gelmiş ve ortasında göz bebeğinin bulunduğu damar tabakadır. Bu damarlar sayesinde fazla ışıkta göz bebeğimiz küçülür, karanlıkta ise daha çok ışık alabilmek için büyür ama bu hareketi oldukça yavaş yapar. Üçüncü tabaka da retina adı verilen, ışığa duyarlı kılcal damar ağlarından oluşan ağ tabakasıdır.
Köpek, kedi, geyik, karaca gibi hayvanların gözlerinin arkasında, yani retinalarında ayna gibi, yansıtıcı özel bir tabaka .vardır. Eğer karanlıkta gözlerine el lambası veya araba farı gibi bir ışık tutarsanız, bu ışık gözlerinin içinden yansır ve gözleri karanlıkta pınl pırıl parlar. İnsanların gözlerinin retinasında ise böyle bir yansıtıcı tabaka yoktur.
Fotoğraf makinesinin flaşı çok kısa bir zamanda çok kuvvetli bir ışık verir. Gözbebeğimiz ise bu kadar kısa zamanda küçülmeye fırsat bulamaz. Işık doğrudan retinaya ulaşır ve oradan da doğrudan kılcal damarların görüntüsü yansır. İşte flaşla çekilen fotoğraflarda görülen bu kırmızılık retina tabakasındaki kılcal damarların görüntüsüdür.
Günümüzde, birçok fotoğraf makinesinde, gözün bu kırmızı görüntüsünü azaltacak önlemler alınmıştır. Bu makinelerde flaş iki kere çakar. Birinci çakış resim çekilmeden az önce olur ve gözbebeğinin küçülerek gözdeki yansımayı azaltmasına zaman tanır. İkincisi de tam fotoğraf çekilirken olur ki, gözbebeği olması gereken durumu almıştır zaten. Başka bir önlem de odadaki bütün ışıkları açarak' gözbebeğinin önceden küçülmesini sağlamaktır.
Geceleri flaşlı fotoğraflarda, gözlerin kırmızı çıkmasının önlenmesinin bir yolu da flaşı objektiften olabildiğince uzak tutmaktır. Günümüzde fotoğraf makineleri o kadar küçülmüştür ki, flaş makinenin bünyesinde ve objektife birkaç santim mesafededir. Flaşın ışığı göze gelip yansıyarak geri döndüğünde doğrudan objektife gelir. Gündüzleri ise gözümüze dışarıdan, her yönden ışık geldiği için, flaşın ışığı bunların arasında daha az oranda gözümüze girer ve kırmızı göz olayı yaratmaz.